USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

Öğrenci Hareketleri; Gelecek Kaygısının Yükselen Sesi mi?

23-03-2025

Son dönemde Türkiye’de üniversite öğrencilerinin sokak protestolarına katılımı, toplumsal tartışmaların merkezine oturdu.

Bu eylemler, bazı kesimler tarafından siyasi ya da ideolojik bir hareket olarak yorumlansa da, esas nedenin öğrencilerin artan ekonomik sıkıntılar ve gelecek kaygısı olduğu görülüyor. Yüksek enflasyon, barınma krizi, işsizlik ve fırsat eşitsizlikleri, gençleri sokağa iten en önemli etkenler arasında.

Ekonomik Krizin Gölgesinde Öğrenciler

Türkiye’de son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar, özellikle dar gelirli kesimleri derinden etkiledi.

Artan kira fiyatları, yetersiz burs ve krediler, öğrencilerin temel ihtiyaçlarını bile karşılamasını zorlaştırıyor.

Devlet yurtlarındaki kapasite yetersizliği ve özel yurtların fahiş fiyatları, birçok öğrenciyi barınma krizinin içine sürüklüyor.

Çalışmak zorunda kalan öğrenciler ise hem eğitimlerini aksatmamak hem de geçimlerini sağlamak için ağır şartlarda mücadele ediyor.

Gelecek Kaygısı ve İşsizlik Endişesi

Üniversite mezunlarının iş bulma sürecinde karşılaştıkları zorluklar, öğrenci hareketlerinin temel sebeplerinden biri olarak öne çıkıyor.

Genç işsizlik oranlarının yükselmesi, mezuniyet sonrası iş bulma ihtimalini belirsiz hale getiriyor.

İyi bir eğitim almış olmak artık garanti bir gelecek anlamına gelmiyor. Bu durum, üniversite öğrencilerinde derin bir kaygıya sebep oluyor ve onları daha fazla seslerini yükseltmeye yönlendiriyor.

Siyasi Değil, Sosyo-Ekonomik Bir Çıkış

Öğrencilerin protestoları, doğrudan belirli bir siyasi figür ya da parti karşıtı bir hareket olarak değerlendirilmesi ne kadar doğru olabilir, tartışmalı  bir durum.

Elbette toplumsal hareketler zaman zaman siyasal arenada yankı bulabilir, ancak bu eylemler özünde gençlerin temel insani ihtiyaçlarına ve haklarına dair bir talepten besleniyor.

Barınma, eğitim, iş ve gelecek güvencesi gibi konular, ideolojik farklılıklardan bağımsız olarak tüm öğrencileri etkiliyor.

Gençlerin Sesini Duyurmak Önemli

Bugünün öğrencileri, yarının iş gücünü, bilim insanlarını, sanatçılarını ve yöneticilerini oluşturacak bireylerdir.

Onların yaşadığı sorunları görmezden gelmek, ülkenin geleceğini görmezden gelmek anlamına gelir. Bu nedenle, öğrenci protestolarını sadece bir tepki olarak değil, bir çağrı olarak okumak gerekiyor.

Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak, öğrencilere daha iyi yaşam koşulları sunmak ve gelecek kaygılarını azaltmak, toplumun ortak sorumluluğu olmalıdır.

Sonuç olarak, Türkiye’deki öğrenci protestoları, siyasi kutuplaşmaların ötesinde, gençlerin yaşam koşullarını iyileştirme talebini yansıtıyor.

Bu taleplere kulak vermek ve çözüm üretmek, sadece öğrenciler için değil, ülkenin geleceği için de kritik bir önem taşıyor.