Bugün, 11 Ağustos 2020 Salı

Metin Aydın


YENİ(DEN) DEFTER!

YENİ(DEN) DEFTER!


 

En sonunda bana kendimi kanırta kanırta yazdırtacak bir defterim oldu. O bir yeni yıl hediyesi olarak zuhur etti. Artık bu defterle yazışacağız; dur durak nedir bilmeden? Sesime ses olacak bu defter(im)de; çığlığım yankılanacak sayfalar dolusu? Şu iflah olmaz darmadağınıklığım ve disipline olmaya gel(e)meyen hallerime ?yetsin artık!? diyecek; handiyse ahir zaman cenklerinden neşet etmiş olarak gelen bu zamane defter? İçimde birikmiş gırla şeyin pupa yelken karalanarak vücuda geleceği; yeniden harf harf hayat bulacağı(m), pırıl pırıl kelimeler(im)le (aşk/l/a!) raks edeceğim(iz) bu yeni defterin işveli koynunda, sayfa sayfa, sevişmek farz oldu.

 ***

 Onu (defteri) nicedir gürültüsünde kaybolduğum sessizliğinde buldum desem yeridir? Biliyorum çok konuştum; bu çokça susulan yerde! Ve kimseler duymadı zaten; yok aslında tınlamadı, bu suya yazı yazma raddesindeki haykırışları(mı)! Biliyorum! Aslında çok konuşmak gerekiyordu; susmak bilgisine ermek için. Bunun öyle kolay bir şey olmadığını bilmez değilim. Evet; biliyorum! (Hey yavrum hey! Benimkisi de laf; yahu şu eşref-i mahlukatlar olarak neyi bilmiyoruz ki?) Bu arı kovanı gibi doluştuğumuz gürültülü agorada; hepimiz, her şeyi biliyoruz da aslında bişey bildiğimiz de yok! Şu ağızlarda sakız Sokrat´ın dediğinden işte; bir tek ?bilmediğimizi bilmiyoruz!? sadece. Ne sanıyordunuz ki; ortasını tutturamadığımız için bunca gürültü patırtı.

 ***

 Biraz durun ve susun; susmak bilgisinin en iyi konuşma olduğunu unutmadan. Sizi bilemem ama bana kendimi yazdıracak kelimelerimle sarhoş; defterler dolusu gıcır gıcır yazıları(mı) haykırmak adına, bu yepyeni defter(im)le, yeniden merhaba? diyorum kendime: Merhabaaaaa ben!



YAZARLAR