Bugün, 5 Mart 2021 Cuma

Semih Hocaoğlu


Teknik Arıza

Teknik Arıza


Bu pandemi süresince arayan çok sayıda dostumuz ; uzun süredir neden yazmadığımi sordu . " Teknik arıza " diyerek sıyrılmaya çalıştım .

Teknik arıza ; bana göre mazeret literaturunde en kestirme yöntemdir ve insanlar genellikle bunun arkasına saklanarak bazı ihmallerde bulunur . Gerçi benimki pek ihmal kavramına girmeden yapılmış masum bir mazeret ifadesiydi .

Akıllı diye bildiğimiz telefonların arada bir tutan salakligi beni bulduğundan yazılara bir süre ara verme durumunda kaldığım için teknik arıza mazeretine sığınmıştım .

Herkes herkesin sağlık durumunu merak ettiği bu süreçte ; şimdilik fiziksel veya tıbbi bir arıza yaşamazken korunmak için gerekli koşullara uymaya çalışıyoruz . Hele Sayın Cumhurbaskani'nin tüm stadyumlara asılmış " Maske- Mesafe- Temizlik " pankartları görünce ; işin ciddiyetine daha fazla inanarak çift maskeyle gazete almaya gidiyor , sosyal mesafeye daha fazla dikkat gösteriyor, cebimden dezenfektan şişesini eksik etmiyor , dakika başı ellerimi sabunlama takıntısına girmiş durumdayım .

Kronik kalp hastası , by-pass ameliyatı geçirip iki damarı değişmiş , üç kez anjiyo olmuş ve 65 yaş üstü olmama rağmen grip aşısı yaptıramamış biri olarak ; öncelikli gruba dahil olduğumuz söylenen Çovit 19 aşısı konusunda da endişe içindeyim .

X X X

Ufak bir giriş yapalım derken ; konuya giremedim.

Özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde örgütlenme sıkıntısı içinde olan CHP Mardin'de 14 aydan beri örgütsüz . 21 Ekim 2019 tarihinde MYK kararıyla görevden alınan il başkanı ve il yönetim kurulu üyeliklerine atama yapılmamış . Parti binası kapalı , arada bir gelen partili milletvekilleri ve parti meclisi üyeleri partiye uğramadan dönüyor .

En fazla ihtiyaç duyulduğu dönemde ana muhalefet partisinin il binası örgütü olmadığından kapalı . 14 ay önce " Parti'nin ilkelerini , amacını ve çalışma sistemini ihlal ettiği " gerekçesiyle görevden alınan başkan ve yönetim kurulu üyelerinin yerine 14 ay boyunca bir atama yapılmamış .

Oysa tüzük gereği görevden alınan yönetimlerin yerine en kısa zamanda atama yapılır ve bu yönetim en geç 45 gün içinde kongreye gider .

Ne atama yapıldı , ne atanacak yönetim kongreye gidebildi .

Neyse....

Böylesine bir süreç sonrası , 14 ay sonra Mardin'de il örgütü oluşumunu düşünen CHP'nin bu konu için görevlendirme yaptığını duyduk .

Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun Başdanışmanı Prof. Dr. Mehmet Hasan Eken ; daha önce il başkanlığı için talepte bulunan adaylarla yaptığı tanışma toplantısında il örgütünün kurulması ve üye yapısının iyileştirilmesi için tam yetkili olarak görevlendirildiğini ve çalışmaları başlatacağını soyledi .

Bu konuda çalışmalarını başlatmadan önce ; bu partiye uzun yıllar hizmet vermiş , parti mutfağında yetişip çeşitli görevler üstlenmiş , yöneticilik yapmış , il ve ilçe başkanlıklarında bulunmuş , belediye başkanlığı , belediye meclis üyeliği , il genel meclis üyeliklerine seçilmiş , Parti'nin en zor günlerinde bile göğsündeki rozeti çıkarmamış onlarca kişi ile görüşmesi , görüş alması beklenen Sayın Basdanisman öyle bir gerek duymadı .

Şimdi akla iki soru geliyor :

- Tam yetki ile geldiğini söyleyen Hoca kendi inisiyatif kullanarak mi bunca partiliyi görmezden geldi ?

- Bu talimatı Genel Merkez'den mi aldı ?

Siyasi etiğe uymayan bu davranış biçimi CHP'nin ruhuna hiç uymayan bir davranış oldu.

Hiç kimse unutmasın .

Kendileri ile görüşme gereği duyulmayan kişiler ; CHP'nin yüksek menfaatlerini Prof.Dr. Mehmet Hasan Eken'den de , genel merkezde görevli tüm şahsiyetlerden de fazla istemektedir.

İl yönetimini oluşturmak için gelen yetkili öncelikle parti büyükleri, parti emekçileri ve demokratik toplum kuruluş temsilcileri ile görüş alış verişi yapması gerekliyken ; şu ana kadar CHP ile organik bir bağı olmayan, CHP'ye oy vermemiş , vermesi bile beklenmeyen çeşitli partilere mensup kisileri tercih etmiş .

Tüm bölgede olduğu gibi ; Mardin'de de gücü kurt seçmenine , demokrat, yurtsever ve devrimci kitleye , işçi ve emekçiye dayalı olan CHP'nin bu kulvari onemsemesi gerekirken , başka kanallara yöneliyor olması CHP adına talihsizliktir .

Ülkenin sol iktidara ihtiyaç duyduğu bu süreçte ; CHP iki kulvarda yaşamakta olduğu zaafiyeti bir an önce asma zorundadır .

Birincisi Kürt secmen ,

İkincisi partiden uzak durmakta olan klasik deyimle " eski solcuları " kazanmak .

Bu iki kesimle ; 1984'te 12 Eylül darbesinin gölgesinde geçen seçim dışında Mardin Belediye Başkanlığı seçimini 1994 yılına kadar CHP kazanırken ; milletvekilli seçimlerinde de üstünlük hep CHP'de olmuştur .

Adına ne derseniz deyin ; ister Kürt sorunu , ister güneydoğu sorunu , ister bölge sorunu deyin ; bu konudaki politikanın netleşmesi gerekiyor . Karından konuşmaya hiç gerek yok. Bu konudaki politikaya sahip çıkılmalı , Bir gün birşeyler açıklayıp , başka gün başka şeyler söylemek Kürt secmeninden uzaklaşma anlamına gelecektir .

Devrimci , yurtsever , demokratlardan oluşan kesimin kazanılmasının yolu açılmalı . İzlenecek akılcı politikalarla eski solcuların yerinin ancak CHP olabileceği , CHP'nin de ancak bu kesimle gerçek hüviyetini kazanabileceği sağlanmalı .

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu yaptığı konusmalarin büyük bir bölümünde CHP şemsiyesi altında toplantı çağrısı yapmakta.

Doğrusu da bu .

Ancak bu zaafiyetler giderilmezse , Mardin'de oluşturulmaya çalışılan örgütlenme modelinde ısrar edilirse ; korkarım ki şemsiyenin altında toplanmaya gelecek olan CHP'nin gerçek sahiplerine " şoför mahallinde yer kalmadı " denecek .

Hedefe varmak için iki koşul olmazsa olmazdır.

KARARLILIK ve CESARET



YAZARLAR