Bugün, 29 Kasım 2020 Pazar

Ahmet Çınarbaş


Siyaset boşluk kaldırmıyor ama mevcut olanlar da boşluğu dolduramıyor!

Siyaset boşluk kaldırmıyor ama mevcut olanlar da boşluğu dolduramıyor!


Siyaset; rehaveti iktidar sarhoşluğunu insanlara tepeden bakmayı gönül kırmayı, rencide etmeyi kabul etmez. İbn-i Haldûn’un  siyasi teorisine göre; zayıfladığınız anda yeni yapılar ortaya çıkar. Nitekim yeni oluşumların siyaset arenasında yavaş yavaş yerlerini aldıklarını görüyoruz.

“İnsanların gönüllerine girilmiyor, vatandaşa tepeden bakılıyor, insanlara ha hu çekiliyor” ise millet şamar oğlanı değil, bir oy verir, iki oy verir ondan sonra yol verir.

Defalarca yazdım bir kere daha yazayım:

Mardin’de siyasi vitrinin değişmesi elzemdir. Kendimi bildim bileli Milletvekili adayları, belediye başkan adayları, il ve ilçe encümen adayları hatta muhtar adayları bile aynı...

Bu anlayışa sahip insanların; ‘Nasıl bir hizmet aşkı ile yanıp tutuştukları?’ ise ayrı bir konu...

Siyasi belirleyiciler çok iyi ezberlemiş Mardin’i. Mardin seçmenini ikna etmek istiyorsanız; ‘onlara ne sunduğunuz?’ değil, ‘nasıl sunduğunuz?’ önemlidir. Zira Mardin için asıl önemli olan ambalajdır. İşin garip tarafı ise bu ambalajı parlatan, cafcaflı gösteren şehrin dinamiği olan STK’lardır.

Bundan sonra yerelde parti yada partilerin başına geçecek yöneticilerin beraberindeki değişim rüzgarı ile sivil toplum kuruluşlarının dönüşümü sağlanmalıdır.

Sivil toplum kuruluş ve yönetimleri maalesef toplumu okuyamıyor, toplum ihtiyaçlarını göremiyor sadece kendi perspektiflerinden hayatı yorumlamaya çalışıyorlar fakat bu anlayışları sadra şifa değil.

Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 'Önümüzdeki süreyi çok iyi değerlendirmeliyiz. Bu yıl sonuna kadar il teşkilatlarımız, ilçe teşkilatlarımız, belde teşkilatlarımızın tamamını güncelleyeceğiz. Yeniden gözden geçireceğiz; çünkü ortada bir metal yorgunluğu var. Bunu aşmamız lazım' dedi. Peki bu hakkaniyetli söylemden sonra ne oldu?

Parti il ve ilçe yönetiminde demirbaş gibi olan ve senelerdir yönetimde olan yöneticilerin metal yorgunluğu bir yana, metal ölümü iyi değerlendirilebildi mi?

Bu konuda yapılabilecek gerçekçi tespit ve analizlerin, sorunun çözümüne büyük katkı sağlayacağı inancındayım.

 

 

 



YAZARLAR