Bugün, 29 Kasım 2020 Pazar

Semih Hocaoğlu


Olduğun Gibi Görünmek veya Göründüğün Gibi Olmak

Olduğun Gibi Görünmek veya Göründüğün Gibi Olmak


Bir müddet önce Mardin'in turizm konusundaki tanıtım zafiyeti ile ilgili yazdığım yazıya ciddi manada geri dönüşüm oldu .

Yüzlerce okuyucu ; tanıtım konusunda olması gerekli kuruluşların istenen düzeyde bir tanıtım çalışmasına girmediği görüşüme katılıp teşekkür ederken ; sadece bir iletide ilginç gerekçelerle karşı duruş ifadeleri yer aldı .

Bazı okurlar ; yazının çok fazla uzamaması düşüncesiyle değinmediğim konuları da hatırlatarak konuya katkı sağlamaya çalışırken ; halen başka bir ilde aktif siyaset yapmakta olan Mardinli bir hanımefendinin Mardin'deki turizm hareketine karşı olduğunu belirten iletisinin üzerinde durmak gereksinimi duydum .

Son yapılan seçim döneminde ; partisi adına çalışmalarda bulunmak üzere Mardin'e geldiğinde tanışma fırsatı bulduğum bu hanımefendinin bu karşı çıkışı ve karşı çıkışına neden olan gerekçe gerçekten beni şaşırttı. Tam metnini yazmayı uygun bulmadığım iletide ; ayrıştırıcı , çatışmacı bir ifade kullanan hanımefendi Mardin'de turizm hareketine karşı olduğunu belirtti .

Oysa aynı hanımefendi ; Mardin'deki seçim çalışmaları esnasında her ziyaret ettiği yerde, görüştüğü kişilerle sevgi dilini kullanarak ; sürekli barıştan , birliktelikten , hoşgörüden ve kardeşlikten bahsediyordu .

İletisinde gerekçe gösterdiği ayrıştırıcı ifadeyi seçim dönemindeki söyledikleriyle bağdaştırmak istediğimizde büyük bir çelişki ve samimiyetsizlik gözükmekte , insana ;

" Ya olduğun gibi görün

" Ya göründüğün gibi ol " dedirtmekte .

               X X X

Geçen yazıda değinmediğim bir başka konu da

" TANİTİM FUARLARİ " ve " TANİTİM GUNLERİ "dir.

Senelerdir Ankara , İstanbul ve İzmir gibi üç büyük kentte çeşitli organizasyonlarla tanıtım fuarları ve tanıtım günleri yapılmakta . Ne yazık ki ; turizm hareketini başlattığı günden bu yana bu konuyu ;

" BÜYÜK DÜŞÜNMEYEN "

" BÜYÜK HEDEF KOYMAYAN "

" BÜYÜK ÇALIŞMAYAN " pastanın küçük bir dilimiyle yetinmeye çalışan Mardin ; katılmış olayım diye katıldığı bu fuarlarda yeterince tanıtım şansını bulamıyor .

Küçük küçük stantlarda olabildiği kadar yöresel yemekler , yöresel çeşitler , makarna-bulgur , şirazesinden çıkarılmış müzik ve folklor gösterilerinin yapıldığı fuarlar tanıtımdan çok uzak şova yönelik argüman olarak hafızalarda kalıyor .

Oysa ödenek yokluğundan böylesine cılız bir katılımla açılan fuarların yerine ; turizmde hedef büyütmüş bir Mardin ; valiliği , belediyesi , üniversitesi ve meslek odaları ile ; fuarın yapılacağı ildeki vakıfların da katılımıyla geniş kapsamlı , görkemli ve gerçekten tanıtıcı nitelikte fuarlarla gündem yaratabilir .

Telkâriye , iğne oyasına , ahşap ve taş işlemeciliğine sahip Mardin'in bugüne kadar turizm amaçlı tanıtım fuarlarına makarna- bulgurla katılması kadar yanlış bir şey olamaz .

Geçmişte yapılmış yanlış ve eksikleri bir tarafa bırakıp yeni bir   konsepti anlayışıyla daha iyiyi yakalama şansı vardır .

Pastanın küçük bir dilimi yerine büyük parçasına sahip olabilmek için koşullar müsait . Çıtayı yükseltmek suretiyle hedef büyüterek strateji belirlemek gerek.

Mardin'i ileriye taşıyacak nitelikte ;

" İNANC TURİZMİ "

" TARİH VE KULTUR TURİZMİ "

" KONGRE TURİZMİ " gibi katma değeri yüksek organizasyonlar üzerinde odaklanıp , 12 aya yaymanın çalışmalarını başlatmak gerek .

Mardin'de geçmişten beri büyük bir öneme haiz folklorik bir geleneği olan " HASSET MERENE " şenliklerine sahiplenmek , bir hafta süren bu etkinliği yeniden eski cazibesine büründürerek Mardin dışındaki Mardinlilerin katılımını Kültür Turizmi kapsamında gerçekleştirmek akla gelen ciddi bir etkinlik olarak düşünülebilir .

Yine İnanç Turizmi çerçevesinde ; Süryanilerin her yıl tekrarladıkları ; 5670 yıllık mazisiyle dünyanın en eski bayramı kabul edilen , Türkiye'den ve Avrupa'dan çok katılımın olduğu , yüksek derece din adamlarının da katılımıyla , Midyat’ın bir köyünde yapılan ve 12 gün devam eden AKİTU FESTİVALİ ' nin turizme kazandırılması Mardin adına bir getiri olabilir .

 



YAZARLAR