Bugün, 5 Mart 2021 Cuma

Semih Hocaoğlu


Mardin Turizmin Neresindedir

Mardin Turizmin Neresindedir


Senelerdir turizm turizm deyip duruyoruz da ; Mardin olarak biz bu işin neresindeyiz ?

Mardin tarihinin kaç yıllık olduğuna bir türlü karar verememiş bazı gazeteci arkadaşımızın 3-5 otobüs gördüğünde turist akınından bahsetmesine , yıllık turist sayısının bir milyonu aştığını , gelecek yıllarda hedefin üç milyon olduğunu söyleyip durmasına bakarsak ; Mardin bu pastanın büyük bir bölümünü kapmış , turizmde sayılı iller arasında yerini almış bile....

Oysa işin aslı öyle değil .

Çekirge misali atlayıp- zıplayıp ancak mütevazı bir köşeye gelebilmişiz .

Aslında turizm potansiyeli açısından Mardin arzu edilen düzeyde olması gerekirken ; kaptığı köşeye razıymış gibi beklenen ve gereken atılımı bir türlü başlatamıyor .

Turizmin olmazsa olmazı belirleyeceği hedefe göre tanıtım faaliyetlerini aralıksız sürdürmektir .

Peki ; biz bunu gerektiğince yapabildik mi ?

Bu işi öncelikle yapması gereken ; siyasilerin de destekleriyle yerel yönetim kuruluşları ve üniversiteler olması gerekirken birkaç cılız dokunuştan ileri gidemediler .

Kim ne derse desin ; gelinen noktaya bile bazı şahsiyetlerin kendi gayretleri ve olanaklarıyla yaptıkları tanıtımlarla gelindi .

Resimleriyle İsmet Yedikardeş , fotoğraflarıyla Adnan Avuka ve Mehmet Çelik yurt içi ve yurt dışı açtıkları sergilerle ; sinema ve belgesel yapımcısı Haydar Demirtaş yine hem içerde hem dışarda katıldığı festival ve yarışmalarda yaptığı tanıtımla ; Ebru Baybara Demir gastronomi merkezli hem Türkiye'nin çeşitli yerlerinde , hem uluslararası düzeyde Mardin Mutfağından örneklerle katılıp derece aldığı yarışmalarla Mardin'in tanıtımına katkı sağlayanlardır .

Her ne kadar Mardin insanını , örf ve adetlerini , konuştuğu şiveyi , giysilerini gerçekten uzak anlatıyor olsa bile ; Mardin'de çekimleri yapılan dizi ve filmlerin önemli bir katkısı olmuştur .

Bu işin lokomotifi olması gereken valilik , belediye , üniversite ve sivil toplum ise ; daha büyük olması gereken hedefleri saptayıp çıtayı yükseltme gayretinden hep uzak kaldı .

Mardin'de turizm meşalesini 2003 yılında ateşleyen zamanın Valisi Temel Kocaklar'dan sonra gelen valiler maalesef meşaleyi taşımadı . Sahip olunan değerleri hem ulusal , hem uluslararası düzeyde tanıtmak için geniş kapsamlı , katılımcı , etkileyici organizasyonlara girmeyerek , basit basit dokunuşlarla tanıtım yolunu tercih etti .

Mardin'in uluslararası düzeyde tanıtılması fırsatının yakalandığı 2012 yılında Antalya'da yapılan toplantı ; turizmin neresinde olmamız gereken yerin değil de neresinde olduğumuzun üzücü bir göstergesi olmuştu .

Film platosu olması için Türkiye'nin bir yöresinden yer talep eden Amerikan sinemasının isteği üzerine Antalya'da toplantı düzenleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın davet ettiği 9 ilden biri Mardin olarak katılım sağlandı . Heyette olması gereken belediye ve üniversite katılım gereği duymazken ; bir Vali Yardımcısı , Kültür Turizm İl Müdürü ve Ticaret Sanayi Temsilcisi olarak ben heyette yer almıştık.

Antalya Kent Konseyi ev sahipliğinde iki gün devam eden toplantıya çoğu il vali , belediye başkanı ve rektör düzeyinde temsil edilirken ; yaptıkları sunumlar ve tanıtım amaçlı dağıtılan özenle hazırlanmış onlarca tanıtıcı kitaba karşılık ; Vali Yardımcımızın hiçbir akademik değer taşımayan , içinde taklacı güvercin , Mardin Kalesi , bazı cami ve kiliseler ile Diller ve Dinler Korosu bulunan CD'den görüntüler eşliğinde ; tanıtım amaçlı bastırılmış , bir marketin reklamını oluşturduğu broşürden farkı olmayan içinde yine aynı fotoğrafların bulunduğu broşür ve CD dağıtımı yapmıştık .

İşte bu toplantı konuya ne kadar yakın oluşumuzun, pastadan ne kadar bir pay isteyişimizin çok açık bir göstergesi olmuştu .

Geride bıraktığımız yılları önemli bir kayıp olarak kabul edip ; Mardin'in hakkettiği ve arzu edilen düzeyde olması için önümüze bakmamız gerek .

Öncelikle Mardin'i Mardin'e değil de dünyaya tanıtma hedefimiz olmalı . Çıtayı yüksek tutmalı .

Valilik , Üniversite ve Belediye işbirliği ile büyük vakıf ve odaların paydaş olacağı geniş katılımlı , yurtiçi ve yurtdışından davet edilecek bilim adamların davet edileceği , akademik panel ve sempozyumlar sıkça yapılmalı . Sempozyumlar sonucu konuşma ve sunumlar kitaplaştırılarak geniş çevrede dağıtımı sağlanmalı .

Bünyesinde tarihi bir hazine barındıran Mardin'in ; cami ve kiliselerden , yemek tabaklarından , taklacı güvercinlerden , Reyhani oyunundan ibaret olmadığından hareketle ; tüm dünyanın ilgi duyabileceği nitelikteki varlıklarını ön plana çıkaracak şekilde ;

Senelerden beri ciddi bir ödenek ayrılmadan , gerektiği kadar önemsenmeyen Dara kentinin açığa çıkması için çalışmaların hızlandırılması ,

Yeni başlayan çalışmalarla ulusal ve uluslararası alanda yankı uyandırmış ; dünyanın en iyi korunmuş askeri yerleşim alanı olan Asur dönemine ait Zerzevan Kalesi ile son Mithras Tapınağı ve yeraltı kilisesi , şu sarnıçları ve çeşitli yapı kalıntılarının var olduğu bölgenin bir an önce turizme açılır duruma getirilmesi

İçinde Neolitik döneme ait gelenekleri betimleyen çeşitli değerli taşlardan yapılmış hayvan figürlerinden oluşan on binlerce boncuk örneklerinin bulunduğu , Gobeklitepe’den 1000 yıl daha eski Boncuklu Tarla kazılarının bir an önce tamamlanması ve Gobeklitepe popülasyonun gölgesinde kalmadan değer kazanması sağlanmalıdır .



YAZARLAR