Bugün, 12 Ağustos 2020 Çarşamba

Semih Hocaoğlu


Bundan iyisi, Şam’da Kaysı

Bundan iyisi, Şam’da Kaysı


Türk siyaset tarihine kendisini Kurultaylar Partisi olarak yazdıran CHP ; Coronavirus gölgesinde 37. kurultayını da yaptı. Daha önceki kurultaylara göre daha az gürültülü , daha az kırgınlıklı .

Her ne kadar muhalif görüşlü bazı partililer bu kurultayın bir şok kurultay olacağını, iktidara talip bir partinin aceleye getirilmiş bir kurultayla iktidar mesajı veremeyeceğini dillendirseler de ; çok coşkulu geçmemesine rağmen ayağı yere sağlam basan bir kurultay havasında geçti.

Gerek Genel Başkan Kılıcdaroglu'nun konuşmasında üstüne basa basa yaptığı can alıcı vurgular, gerekse seçim sonrası oluşan 60 kişilik parti meclisi profili CHP'li seçmenin dışındaki bazı kesimleri etkileyici cinstendi .

Daha önceleri daha sık duyduğumuz değişim ihtiyacı nitelikli söylemler fazla yaşanmadı bu kurultayda . Partinin son yerel seçimlerdeki başarısında önemli rol oynadığına inanılan Kılıçdaroğlu'na yönelik " kaç seçim kaybetti, gitmeli " şeklindeki talepler birkaç cılız sesin dışında olmadı .

Ciddi bir strateji gerektiren politikada ; can sıkıldıkça " istemezuk " çığlıklarının çıkması siyasi cehalet ve ön görüsüzlüğün ürünüdür . Siyasetten bir beklenti içinde olanların , siyasetin uzun soluklu olduğu gerçeğini unutmamaları gerek.

Siyasette demokratik olgu her zaman olmalı .

Çok seslilik olmazsa olmazlardandır .

Ancak bunları heyecanımıza yenilerek başka şekilde kullanmak ta yanlıştır .

Yeterli görülmeyen lider ve ekibine yönelik eleştiriler demokratik bir biçimde ama zaman ve zeminin uygun olduğu dönemlerde yapılmalı. Değişimin altyapısı önceden hazırlanmalı , karış karış taranacak ülkenin genelinde çalışmalar yapılmalı , delege mantalite olarak hazır olmalı .

Kurultaya üç gün kala adaylığını açıklayanlar kusura bakmasın , bu taleplerinin ciddiyete dayanmadığını herkes anlar ve şekil A'da görüldüğü gibi ; adaylık başvurusu için 68 oyu bile alamaz. Umut ağırlıklı bir kurultaya buruk bir iz bırakır sadece.

Dereyi geçerken at değiştirilmez , atın binicisi hiç değiştirilmez .

Bu, hiç kimse vazgeçilmez demek değildir .

Tabii ki miadı dolanlar olacaktır.

Tabii ki siyasi sapma gösterenler değişmelidir.

Tabii ki daha iyisini yapma isteği olmalıdır .

Bunların var olması durumunda köklü bir değişiklik gerekli. Bunun için de zaman ve zeminin uygun olması gerekli.

CHP'nin birçok kademesinde görev almış, tabiri caizse mutfağında yetişmiş biri olarak yaptığım yorumlar sonrası kurultay sonrası kurultay süzgecinden süzülenlere bir bakalım .

Aday olmak isteyen üç partili yeterli olan 68 oyu alamazken ; Kılıçdaroğlu 80 il başkanın teklifiyle yeniden Genel Başkan adayı oldu .

Peki....

Teklifte imzası olmayan 81. il hangisiydi ?

O tek il Mardin'di.

Mardin'de aylardır örgüt yok, parti sahipsiz.

Kentteki elektrik sorunu için gelen CHP heyeti il örgütünü ziyaret etmeden geri dönmüştü .

37. Kurultaya iki konu damgasını vurdu :

Kılıçdaroğlu'nun konuşması,

Parti Meclisi listesi .

Adına " İktidar Kurultayı " denen kurultayda Kılıçdaroğlu çok önemli vurgular yaptı.

- Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi bitecek

- Seçim sistemi değişecek, baraj kalkacak, milletin vekilini genel başkan değil, milletin kendisi belirleyecek,

- Kimsenin umutsuzluğa kapılma hakkı yok,

- Dostlarla iktidar olunacak ,

- Kurt sorunu mecliste çözülecek, seçimle gelen seçimle gidecek, kayyum uygulaması son bulacak .

Parti Meclisi listesinde yüzde 33 kadın ve yüzde 20 gençlik kot asini - başka bazı partilerde olduğu gibi - şeklen değil ; gerçekten kendini kanıtlamış bilgi birikimli, liyakatli , enerjik kişilerden oluşturdu . Selin Saye Böke , Gamze Akkuş , Gaye Usluer , Gülizar Biçer Karaca, Aylin Nazliaka ve Yasar Seymen gibi isimlerin parti meclisine çok şey katacaklarına inanıyorum .

19 yaşındaki Z kuşağından gelen Esra Dirican ile yine kendisi gibi genç ve türbanlı ilk meclis üyesi olarak tanıtılan avukat Sevgi Kılıç performanslarıyla tanıtıldıkları şekliyle listeye alınmadıklarını kanıtlayacaklarını düşünüyorum .

Kurultayın dikkat çeken bir başka konusu da parti meclisine giremeyen ve anahtar listede olmayıp listeyi delerek parti meclisine girmeyi hakkeden isimler oldu.

Tuncay Özkan , Yıldırım Kaya , Akif Hamzaçebi, Aykut Aydoğdu , Sezgin Tanrıkulu , Ünal Cevikoz ile Hüseyin Yaşar yeterli oyu alamayıp liste dışı kalırken ; Hakkı Süha Onay, Selin Saye Böke , Gürsel Erol , Gaye Usluer , Gökhan Günaydın , Aylin Nazliaka , Eren Erdem ve Müslim Sarı liste delip parti meclisine girmeyi hak kazandı .

Kurultayın en önemli gelişmesi ise ; kendisine teklif edilen parti meclisi üyeliği teklifini

" benim yerime bir genci değerlendirin , ben her zaman her halükarda hizmete hazırım " diyen Haluk Koç'un hareketi oldu .

37.Kurultaydan çok olumlu şeyler çıktığına inanıyorum.

Yani ;

DAHA İYİSİ Şam’da KAYSİ.....



YAZARLAR