Bülbülün Kırk Şarkısı-İskender Pala
Bülbülün Kırk Şarkısı-İskender Pala
Tarih: 18.02.2020 20:12:13 / 519okunma / 0yorum
Ceylan Alkan

“Sevdiğinin sevdiğini sev”

          Bir bülbülden dinlemek; en güzel, en özel şarkısını sevdiğine… Öyle bir aşk ki, kaç yüzyıl önce başlamış hasret, vuslat duası edilmiş yanık bir şarkı ile. Bıkmadan, yılmadan, vazgeçmeden; sevdanın gereğini yerine getirmiş Bülbül, tüm vefasıyla…

          Sevdiğiyle ateşe atılmayı göze almaktır aşk, bir an bile gözünü kırpmadı Bülbül, İbrahim ile girerken dumanı gökyüzünü sarmış alevlerin içine. Her ikisini de seven vardı bir de, yakar mı onları, yakmadı elbette. Yığın yığın kütükler yeşilliklere, ateş yalımları şelalelere durmuş, kül kül, kor kor  odunlar balıklara, ırmakların çevrelediği rengarenk ve kokusu mest eden güllerle bezeli bir bahçeye dönüşüvermişti. Böylece başlamıştı Bülbülün aşkı Güle… 

          Açılacak en güzel Gülü görmekti Bülbülün duası ve vefasının karşılığında verilmiş  muhteşem sesiyle, onu görünceye kadar biriktirdiği şarkıları ezberlemişti. Nereden başlanır, nasıl dökülür yaşanılanlar, bir ömre bin  ömür sığdıranların kahramanca destanları Kırk Şarkıya nasıl sığdırılır bilinmez ama Bülbül bu, verdiği sözü tutmayı başarmış. Tamı tamına kırk şarkı…  

          Bülbül bir çok acıya şahitlik ettiği Mekke´yi, “ırk, renk, dil veya bölge farklılıkları sebebiyle başkalarına tahakkümü kendilerine hak gören bir avuç insanın ve onların soylarından gelenlerin ellerinde, bitmek bilmeyen hırsın verdiği peşin hükümlülükle yönetildiği” şeklinde cümlelerle tarif ediyor. Ve en çok da dünyaya gelen kızların yaşama haklarının ellerinden alındığı saatlerin çığlığı bastırıyor Bülbülün sesini. Uykusuz geceleri dolduran bir vaktin en tenhasına çekilip, buruk nağmelere dönüştürdüğü en derin acıların iniltisini anlamıyordu hiç kimse. Ne kadar da çok keder sığdırmıştı yaşamına Bülbül, Gülü beklerken…

          O asrı değerlendirirken “ne dostum İbrahim´den  bir ıtır, ne  Musa´dan bir ses, ne İsa´dan bir nefes! Onca elçi onca güzel çağlardan sonra sıfıra dönen insanlık ve hafakanları bastıran hafakanlar…” deyip ekliyor; “her şey nasıl da kaybolup gitmiş ve her şey nasıl da bir yenileyiciye muhtaç. O yenileyici ki, bütün zamanları alt alta toplayacak ve sonra yekunundan  bir hayat kuracak. O yenileyici ki, bütün yenilenenlerin üzerinde bir ‘mutlak yeni´ inşa edecek.” 

           En güzel Gülün dünyaya gelişini  penceresinin pervazında kutlu nağmeleriyle  beklerken, kapanan gözlerine engel olamamıştı. Ve işte o an anlamıştı; Bülbüllere Gülün açıldığını görmek hiç nasip olamayacaktır. Bundan böyle bütün Bülbüller, şarkılarını söylemekten bitap ve yorgun düştükleri bir sırada, göz kapaklarına çöken ağırlığın etkisiyle gözlerini yumdukları anda Gül açılmış olacak.

          Kainatın en güzel Gülü, İbrahim´in müjdesi, tüm güzelliği ve eşsiz kokusuyla dünyaya teşrif etmişti. Mucizelerin ardı arkası kesilmemişti o gece. Eserde “İran Kisra´sının  sarayını vuran şiddetli depremle yıkılan yirmi iki kule, ateşe tapanların yüzyıllardır yanan ateşlerinin sönmesi, Sedum Nehri´nin yatağının değişmesi, Sava Nehri´nin kuruması olaylarının yanı sıra, “müjdeler olsun Hakk´ın nuru, bütün maddesiyle ve manasıyla ortaya çıktı, müjdeler olsun.” nidalarının da  duyulduğu bir geceydi o gece.İşte o gün gül aşkına yaratıldığını anlamıştı Bülbül. O gülün adı belliydi artık, o gül; Hz.Muhammed (sav) idi. 

          İskender Pala, o geceyi “ avizesi cevza, ışığı dolunay idi gecenin. Yaklaşmakta olan bir Gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne. Gül açınca, taşırdı sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti. Ve bir Bülbül Gülün aşkına yanmış, yanmaktan kana boyanmıştı” şeklinde tasvir ederek dile getirmiştir. 

          “Şimdi gül alıp gül satma, belki gülü gül ile tartma vaktiydi” diyor Bülbül. Öyle bir Gül ki, yanındaki de onu özlüyordu, uzağındaki de. Kokusunu alan da mest oluyordu, hasretini duyan da… Bülbül Gülün her haline şahitlik etti. Tefekkür ve inzivanın adı olan Hira´da; vahiy meleği Cebrail´in nübüvvet görevini verdiği an bülbülün heyecanına diyecek yoktu. Kendi deyimiyle; “en güzel şarkı benim olsun istedim o an, dilimde nağmeler, kalbimde aşk. Gül hakikati maddeden manaya , somuttan soyuta, müşahhastan mücerrede sirayet ediyor, zahir ile batın, kabuk ile öz, dış ile iç buluşuyor. ‘kainatın en güzel gülü´ peygamberlik tacı giyerken, gözler kamaşıyor, diller tutuluyor…” diye tasvir ediyordu o anları. Hüznün en katmerlisini yaşadığı anlarda da bırakmamıştı Gülünü. Yapılan boykotlarda, türlü sıkıntılarda, savaşlarda ve hicretinde hep yanında olmuştu. Ne sancılı dönemlerden geçilmişti; Bülbülün sesini bastıran acıyla kıvranan ne sessiz çığlıklar bozmuştu nice seslerin önüne geçip… Oysa Bülbül ne baharlar düşlemişti, gördüğü kara kışlara inatla. Belki de unutmuştu, dünyanın cennet olmadığını, cennete giden bir uğrak olduğunu. 

          Onu dünyanın en güzel Gülü yapan, Bülbülün aşkı değildi sadece. Onu özel ve güzel yapan; hiçbir makam ve mevkinin satın alamayacağı güçlü bir idare, gönül tarlalarına ektiği merhamet, kimsenin kimseye güvenmediği bir asırda ‘emin´ sıfatı alabilmekti. İyi olabilmek, iyi kalabilmek ve en önemlisi iyiyi yayabilmekti.Yeryüzü dar geldiğinde, kendini tam bir teslimiyetle gökyüzüne bırakabilmekti Gül olabilmek. Kardeşinin derdiyle dertlenmek, derdi arayıp bulmak ve derman olabilmekti. Adaleti ölçü alıp, hayat terazisini dengede tutabilmekti. Bazen hasret bazen de vuslattı Gül olabilmek.   

          Bülbülün dileği gerçekleşmişti gerçekleşmesine, dünyanın en güzel gülünü görmüştü fakat her anında yanında olduğu Gülüyle veda zamanı yaklaştığında, azimle çırpındığı kanatlarının kırıldığını hissetti. Dostu İbrahim´e verdiği sözünü tutmuş, Kırk Şarkısını tamamlamış ve sıra en zorunu yapmaya gelmişti; Gülü Hakk´a uğurlamaya. Kırk Şarkıyı Güle adamıştı Bülbül ve ondan da ‘Kitap ve Sünnetini´ miras olarak almıştı. Hazine toprağa, cevher madene,gül tohuma, kul Allah´a yolcuydu. 

          Divan edebiyatının yeniden sevilip, anlaşılmasını sağlayan ve bunun üzerine çeşitli makaleler, denemeler, hikayeler, gazete yazıları yazan yazar İskender Pala´nın bu romanını okurken kendinizi bir gül bahçesinde, dünyanın en güzel gülüyle sohbet ederken bulabilirsiniz. Yazar bu eserinde bir bülbülün çağlar aşarak, yeryüzünün en güzel Gülüne ulaşma gayretini onun dilinden müthiş bir üslupla anlatmakta.   

           Son olarak, Bülbülün sözleriyle bitirmek istiyorum. “eğer bir seher vaktinde bir bülbülü dinliyorsanız, bilin ki o da sizi dinliyordur. Çünkü o şakırken bütün bülbül neslinin ruhaniyetiyle şakıyor ve eğer bir gün bahçenizde bir yerlerde size kırk birinci şarkıyı söylüyorsam, bilin ki, yine Gülümü anlatıyorumdur.”

          

Bülbülün Kırk Şarkısı/İskender Pala/Kapı Yayınları/589 sayfa

 

 

    

 

    

 

 

 

Anahtar Kelimeler: Bülbülün, Kırk, Şarkısı, İskender, Pala
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Yalnızlık Sözleri 1 (03 Nisan 2020 - Cuma)
Martı Jonathan Livingston - Richard Bach (06 Şubat 2020 - Perşembe)
Küçük Kara Balık (22 Ocak 2020 - Çarşamba)
SEFİLLER (14 Ocak 2020 - Salı)
ÇAĞ GEÇİTLERİ (25 Aralık 2019 - Çarşamba)
KONUŞMALAR (15 Aralık 2019 - Pazar)
Hercümerç (Minimal Metinler) (05 Aralık 2019 - Perşembe)
Beyaz Zambaklar Ülkesinde (26 Kasım 2019 - Salı)
MARDİNİM (20 Kasım 2019 - Çarşamba)
TUTUNAMAYANLAR (04 Kasım 2019 - Pazartesi)
HUZURSUZLUĞUN KİTABI FERNANDO PESSOA (14 Ekim 2019 - Pazartesi)
Suç ve Ceza (01 Eylül 2019 - Pazar)
Ölüm Divanı (03 Ağustos 2019 - Cumartesi)
GÜN DOĞMADAN (16 Temmuz 2019 - Salı)
"hercümerç - minimal metinler” (06 Temmuz 2019 - Cumartesi)
MİNİMA MORALİA (24 Haziran 2019 - Pazartesi)
EDEBİYAT NEDİR? (02 Haziran 2019 - Pazar)
KUR´AN ŞEHR-İ RAMAZAN (11 Mayıs 2019 - Cumartesi)
BİSTURİ ( HUZURSUZ METİNLER ) (28 Nisan 2019 - Pazar)
YÜZYILLIK YALNIZLIK (19 Nisan 2019 - Cuma)
SOFİE´NİN DÜNYASI (03 Nisan 2019 - Çarşamba)
SEVGİLİ ARSIZ ÖLÜM (22 Mart 2019 - Cuma)
SEN BUNA DEĞERSİN (12 Mart 2019 - Salı)
VADİDEKİ ZAMBAK,HONORE DE BALZAC (25 Şubat 2019 - Pazartesi)
Yolun Sonu (12 Şubat 2019 - Salı)
Sevgiden Taştı, Taşacak Bir Yürek (02 Şubat 2019 - Cumartesi)
"Bilmek" değil, "Olmak" (25 Ocak 2019 - Cuma)
BİR KİTABA DOKUNMAK (04 Ocak 2019 - Cuma)
Sayfa:
Ceylan Alkan
Ceylan Alkan
Yalnızlık Sözleri 1
Sadun Ertaş
Sadun Ertaş
CORONA KARANTİNA GÜNCESİ-1
Fatma Karsak
Fatma Karsak
Kendimize Zarar Veriyoruz
Mehmet ÇELİK
Mehmet ÇELİK
Bu Kavga Niye?
Fazile Aşar Aydınalp
Fazile Aşar Aydınalp
Virüsün Çeşidi Farklı
Yasemin Ceylan
Yasemin Ceylan
CORONA (COVİD- 19)
Yusuf Beğtaş
Yusuf Beğtaş
Temiz Yürek ve Verdiklerimiz
Semih Hocaoğlu
Semih Hocaoğlu
Yanlış yapıyoruz arkadalar
Gülüş  Teke
Gülüş Teke
BİR KADINDAN NOT VAR
Nesrin Bulat
Nesrin Bulat
VAZGEÇME
Barış Korhan Psikolojik Danışman
Barış Korhan Psikolojik Danışman
ŞİİR DENEMELERİM
Latif Sakız
Latif Sakız
MUHTEŞEM MARDİN KALESİ
Sedat Eriş
Sedat Eriş
Mehmet Ali DOĞAN ve JEOTERMAL ENERJİ-1
Şehnaz Özmen
Şehnaz Özmen
Yeni Yılda Yeni Umutlar!
Metin Aydın
Metin Aydın
herkesin tepkisi kendinden azade.
Hasan Anuk
Hasan Anuk
TEKRAR 3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜNDEYİZ
Burcu Değer
Burcu Değer
KÜÇÜK BİR NOT
Vicdan Ceylan
Vicdan Ceylan
Yaşama Dair
Uz.Dr. Muhammed Şeyhanlı
Uz.Dr. Muhammed Şeyhanlı
OKUL BAŞARISI İÇİN SAĞLIKLI BESLENME ÖNERİLERİ
Ahmet Çınarbaş
Ahmet Çınarbaş
Bu Ne Sessizlik
Mehmet Şerif Öter
Mehmet Şerif Öter
Kadınlar Neden Cuma Namazına Gitmesin ki ..
Mehmet Emin Karakulak
Mehmet Emin Karakulak
KIZILTEPE"DE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ..
H.Nurcan Pınar
H.Nurcan Pınar
BAYRAM AYNI BAYRAM BİZE NE OLDU...
Tuba Mungan Bilem
Tuba Mungan Bilem
Hayatı Sorgulamak
Büşra Akar
Büşra Akar
MEZOPOTAMYA´NIN KALBİ: HASANKEYF
Dr. Nihat Özkan
Dr. Nihat Özkan
Gün ayrışma değil, birleşme günüdür!
Nurullah Aydın
Nurullah Aydın
Tanışma Yazısı
Muhammet Baran Aslan
Muhammet Baran Aslan
İNSANLIK OYUNU
U.Duygu Fırat Tellioğlu
U.Duygu Fırat Tellioğlu
Adnan Avuka
Adnan Avuka
Artuklu ilçe belediyesi aday adaylarına açık mektup
Av.Mahir Karaboğa
Av.Mahir Karaboğa
NE YAMAN ADAM AMA!
Ercan Atay
Ercan Atay
HİZMET SEVDALISI BİR BÜROKRAT
Mehmet Kızılkaya
Mehmet Kızılkaya
Mardin Şehrini ve Kızıltepe İlçesini Güzelleştiren İnsanlar
Yrd.Doç.Dr.Gülseren Sağcan
Yrd.Doç.Dr.Gülseren Sağcan
Bu yazıyı okumadan grip aşısı olmayın
Opr.Dr.Adem Özden
Opr.Dr.Adem Özden
GEBELİK ve ORUÇ
admin
admin
Abdullah Yılmaz
Abdullah Yılmaz
Gündem
Röportaj
Yaşam
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Alexa

Alexa

Mardin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:42 07:23 12:30 15:01 17:19 18:47
"Bir mum diger bir mumu tutusturmakla isigindan birsey kaybetmez."

ANONIM
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Google
Custom Search
Kültür / Sanat
Asayiş
Arşiv