BİSTURİ´Yİ SADECE OKUMALISINIZ!
BİSTURİ´Yİ SADECE OKUMALISINIZ!
Tarih: 4.12.2018 19:06:22 / 223okunma / 0yorum
Barış Korhan

Şair-Yazar Metin Aydın´ın yeni kitabı "Bisturi”yi okumaya başladığımda açıkçası çok iyi bir metin/yazınla karşıla(na)cağımı beklemiyordum. Alt başlık ´Huzursuz Metinler´ oldukça sıra dışı ve sarsıcıydı.

Burada edindiğim ikinci izlenim çok daha ilginçti bence. Kitabı okumaya başlayınca başka bir kitap hakkındaki duyduğum ve çok doğru bir yorum aklıma geldi; Oğuz Atay´ın "Tutunamayanları”nı okumaya başladığımda rastladığım bu yorum, kesinlikle bu kitap için de geçerliydi: "Bu kitabı okumak için kampa girmelisiniz!" Kitabı okumuş biri olarak paylaşmak istediğim çok şey var da, kitabı okuyacağınızı düşünerek, kitabın bütünlüğünden bazı yerleri paylaşarak “merak” duygunuzu diri tutalım kâfi.

Kitabı okurken, başka bir noktayı tam paylaşacakken, yazar özetlemiş o yeri: “Aha bak yazıyorum… Sana yaz(a)mam demedim ki; kırık dahi olsa kalemim… Sen boş boş konuştuğumu sansan da!..” (Lanetli Tuzak) Başka bir benzetmeyi tam yakalamış ve yazacakken yazar o konudan da çok enfes bir şekilde bahsetmiş  “Dört yanımdaki o devasa yel değirmenlerine dönüşmüş kötü (“düşman”) bildiklerimle; ya da öyle kodladığım insanların karşısına; komik sayılmayacak bir baldırı çıplak Don Kişot edasıyla çıkıyor(d)um...” (Lanetli Tuzak)

Metin (Bisturi – Huzursuz Metinler), bir deneme kitabından daha çok sonradan tamamlanan bir roman gibi. Kitabı övdüğümden değil, gerçekten çok iyi bir şekilde kurgulanmış; hem dili çok iyi, hem de anlatım biçimi (biraz dikkat gerektiriyor) emekle kurgulanmış. Ayrıca konularda bir romanın sürükleyiciliği var; mesela bir denemeyi başka denemeler tamamlıyor. Konular tamamen gündelik hayattan, ama kullanılan dil çok farklı, hem eski sözcükler uygunca yerleştirilmiş, hem de güncel sözcükler… (Vay Ailem Vay!) Kitapta ilgimi çeken farklı bir nokta da oldu; birçok metinde görebiliriz bunu,  ama örneğin “Binikinci Gece Masalı!” metninde, daha açık bir şekilde görebiliriz bu durumu: Yazar, bir metinde birçok düşünceyi bağdaştırıp sunabiliyor. Kitabın adını veren, kitabın en can alıcı denemesine sıra geldi, “Bisturi”. Kitabın en beğendiğim denemesi de diyebiliriz… Bu denemenin ana konusu bu cümlede net gösteriyor kendini: “Çoğumuzda bilmediğini bilme erdemi yerine, en iyi ben bilirimcilik almış başını gidiyor... Ve bu yükselen bir trend durumunda. Bu diyarlarda bilmediğini bilen adamları/kadınları ara ki bulasınız! Feylezof Diyojen, gündüz gözüyle eline bir el feneri alıp, boşuna mı “adam arıyorum, adam!” demişti, heyhat!” Merak edenler pürdikkat bir şekilde bu metni (Bisturi) defalarca okumalı, çünkü bu deneme anlatılmayacak kadar güzel…  “Şiddet”,”Vaziyet” ve “Korkakkkk!” denemelerinde yazarımız farklı bir açıdan toplumsal olaylara parmak basıp –bizi biraz düşündürüyor (özeleştiri). Kitaptan kopmadan bir parantez açmış da diyebiliriz. Kitabın en heyecanlı, akıcı ve kelimelerle övgünün az kaldığı sayfalara geldik. Bu noktadan sonra içeriğe fazla girmeden özet bilgi vereyim ki kitabın tadını alın. “Özgür Kız” denemesi çok absürt bir olayı anlatıyor, ipucu da vereyim, “tuhaf medya”. İlgimi çeken başka bir deneme “Gazetekolik”. Adından da anlaşılacağı üzere gazetelerden bahsediyor, ama okumadan tadına varmanız mümkün değil. “Çocukluğum(uz)dan Özür Dileyin Lütfen!” adlı deneme; yazarın çocukluğundan bahsediyor gibi dursa da çok felsefik bir metin, farklı tatlar alacağınız kesin. “Şarkta Değişen Bir Şey Yok!” adlı denemede kimlikleşme ve bireyselleşmeden –yine cümlelere dans ettirerek- bahsediyor. Sonraki denemede hayatının vazgeçilmezlerinden, “İki Sevgili”den, söz ediyor.

Fazla ayrıntı vermiyoruz ki başta belirttiğimiz gibi merakınızı diri tutalım… Ne yazık ki kitabın sonundaki 4 denemeden bahsetmek istemiyorum, çünkü her cümlesinde bir hazine değeri olan bu metinler başka bir kitap olacak kadar kurgusal ve değerli, bunlardan bir cümle metni bile paylaşmaya kıyamıyorum. Sosyal medyada kitap için kullandığım bir cümleyi paylaşarak bitirmek istiyorum: “Sadece okumalısınız!

Yazıya son ekleme:  Bisturi´deki son 4 denemeyi beğendiğimi ifade etmiştim. Yalnız kitabı son okuyuşumda bir denemenin başka bir kitap olacak kadar güzel olduğunu ve ismini paylaşmam gerektiğini düşündüm: “Kediler ve İnsanlar”. Bir de kitabın diliyle ilgili eklemek istediğim bir nokta var; Bisturi´de her cümle adeta raks ediyor ve bunu yazar istemsiz yapıyor. Olaylar ise yaşamla iç içe ve bunu sonradan fark ediyorsunuz.

Anahtar Kelimeler: BİSTURİ, SADECE, OKUMALISINIZ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
AŞK VE ŞİİR (04 Ekim 2018 - Perşembe)
CİNSEL İSTİSMAR VE YAPILACAKLAR (11 Eylül 2018 - Salı)
ŞİİR DURAĞI (28 Haziran 2018 - Perşembe)
TEKNOLOJİ VE İNTERNET BAĞIMLILIĞI (23 Haziran 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Gündem
Röportaj
Yaşam
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Alexa

Alexa

Mardin
Güneşli
Bugün
10 / 1 °C
Parçalı bulutlu
Cumartesi
11 / 2 °C
Sağanak
Pazar
7 / 5 °C
Mardin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:42 07:23 12:30 15:01 17:19 18:47
Bircok insan mutluluğu burnunun üstünde unuttuğu gözlük gibi etrafta arar.

Konfüçyus
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Google
Custom Search
Kültür / Sanat
Asayiş
Arşiv