Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Tarih: 26.11.2019 08:44:14 / 202okunma / 0yorum
Ceylan Alkan

‘Başarmanın ilk adımı, başlamaktır´

          Uzunca zaman sonra elime ebat olarak , şöyle bir solukta, belki bir kahve eşliğinde okumayı hayal ettiğim ince bir kitap aldım. Bir azmin hikayesi olan Beyaz Zambaklar Ülkesi´ni okurken bu zamana kadar okuma listemde bulundurmamanın burukluğunu yaşadım. İnce dediğime bakmayın siz, içerik olarak -olumlu anlamda nitelendirdiğim bir söylem ile- oldukça ağırlığı  olan bir eser. Her sayfasında altının çizilebileceği çokça cümle mevcut. Elinize aldığınızda bitirmeden bırakamayacağınız türden. Grigory Petrov´un bu eseri hayatının farklı dönemlerinde gerçekleştirmiş olduğu Finlandiya gezilerinde aldığı notlardan oluşur. Çeviri dili gayet sade ve anlaşılır olmakla birlikte, okudukça Finlandiya´yı görmek isteğimin kamçılandığı gerçeğini itiraf etmeliyim.

           Genel itibariyle her eserde olduğu gibi bu eseri de yazarından ayrı düşünmemek doğru bir yaklaşım olacaktır. Zira kitabın ilk sayfalarında sizi yazar ve esere dair bölüm karşılayacaktır. Yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen ve genç yaşlarda hayatın zorluklarını derinden hisseden Petrov, başta Rusya olmak üzere, Bulgaristan´da da en çok okunan yazar olma vasfını taşır. Neredeyse her eseri 8-10 baskı yapan yazar, hayatı boyunca yoksul insanların, köylü ve işçilerin geri kalmışlıktan ve ezilmişlikten kurtulması yönünde çaba sarf etmiştir. Yaşamında hüzünlü bir hayat hikayesinin izlerini taşıyan Grigory Petrov ile bir çok ortak paydada buluştum. Eserde en çok sevdiğim ve kendi yaşamımda da düstur edindiğim bölümü paylaşarak eseri incelemeye başlayalım. “ İnsanoğlu, yeryüzünün en değerli varlığıdır. O, yaratan Rabb´in baştacıdır. Dünyada var olan her şey insan içindir. Yeryüzünün zenginlikleri ve güzellikleri insan için yaratılmıştır. İlim, felsefe, sanat ve din hep insanın olgunlaşması için vardır. Bunların her biri insanlığa hizmet etmek için oluşmuştur. Eğer tüm bunlar yeryüzünde daha mutlu daha aydınlık ve gerçekten cennet hayatı sunmaya ve kurmaya hizmet etmeyeceklerse hiçbir önem ve değer taşımıyorlar demektir.”

           Bir yere  ait olmamak, olamamak… İki arada bir derede kalmak yorar insanı, yormuş da; yorgun ama bir o kadar güçlü adımlar neticesinde kendilerine özgü kültür ve uygarlığı geliştirme fırsatını da yakalamış Finler. İşte tam da bu adımları hızlandıracak dönemin hem bilim adamı, filozofu hem de ünlü bir siyasetçisi başı çeker; Johan Wilhelm Snelman…

          Snelman ile birlikte  birkaç Fin öğretmen, avukat, din adamı, memur ve doktor da bu görevi üstlenip, halk öğretmenleri sıfatıyla sürekli çalışarak,  bu önemli başarıyı yarım asır gibi kısa bir süre içinde her anlamda model alınacak bir seviyeye getirmeleri, azmin elinden hiçbir şeyin kurtulamayacağını ispat ediyor. Ekonomi, siyaset, spor, din ve eğitim gibi toplumsal alanlara dikkat çekilerek, bu alanlarda söz sahibi olanların  bilgilerini aktarmaları istenmiştir. Nitekim 18. yüzyılın sonlarına kadar ki Fin halkının kültürel gelişimi eserde ‘havasız bir mahzende yetişen bir çiçek gibi zayıf ve solgundur´ benzetmesiyle ifade edilmiştir. O dönemden bahsederken çok az okuma ve yazma bilindiğinin altı çizilmiştir. Kalkınmanın ancak işçi ve köylü kesimin aydınlatılmasıyla mümkün olacağı düşüncesinden hareketle; değişime ilk adım eğitim ile atılmıştır. Buradaki eğitimden kastın, şüphesiz okullardaki dersten ibaret olmadığı, kişisel gelişimin de şart olduğu kanaatine varılmıştır. Gezici kütüphaneler de halkın okumasına katkı sunmuştur. Finlandiya eğitim sisteminin  günümüzde en gelişmiş eğitim sistemine sahip olduğu herkes tarafından bilinmekte ve  gelişmekte olan toplumlar için bir yol haritası niteliği taşımaktadır. Kitapta aydınlara seslenilen cümlelerin birinde; “aydın olmak demek, modaya uygun elbise, şapka giymek ve kolalı gömlek giyinmek değildir” denilerek, dönemin aydınları gerek kendi aralarında gerekse  halk ile ilişkilerinde şekilcilikten uzak ve yol gösterici olmaya çağrılmıştır.

          Fin halkının örnekliğiyle, tüm imkansızlık ve engeller aşılarak  ahlaklı ve kültürel açıdan yükselen bir devlet düzeninin nasıl kurulabileceğini, yazarın kendi tabirince, bataklıklar ve sarp kayalıklar olarak anılan Finlandiya´nın yozlaşmadan kurtuluşunu, yükselişini ve artık yaşanabilir hale gelip ‘beyaz zambaklar ülkesi´  adını almasını, büyük bir azmin sonucu olarak  gözler önüne sermektedir. “Bir millet nasılsa, idare edenler de onun gibidir” diyen yazar, aslında halkın içinden çıkan önderlerin bir nevi halkın nüvesi olarak nitelendirmiştir.

          Eseri, kaleme alınan bölümler açısından değerlendirecek olursak, birkaç bölümden kısaca bahsetmek isterim. Örneğin, ünlü filozoflardan yapılan alıntılara yer verilen ‘Kahramanlar ve millet´ adlı bölümde yazar, Carlyle ve Tolstoy´un fikirlerinden hareketle milletlerin kaderini neyin belirlediğini sorgulamıştır. ‘Futbol´ bölümünde ise, güçlü bacaklara değil, güçlü kafalara ihtiyaçlarının olduğuna vurgu yapılmıştır. ‘Anne-baba ve çocuklar´ adlı bölümde de, her çocukta potansiyel olduğu ve ailelerin örnekliğinde bu potansiyelin eğitimle ortaya çıkarılabileceği anlatılır. Bu eğitim süreci sadece sosyal yaşamda değil, askeri  boyutta da önemli görülüp, orduda bilim, kültür gibi bir çok konuda ülke adına faydalı bireyler yetişmesi amaçlanmıştır.

          Velhasıl-ı kelam, bize bahşedilen onca güzellik içinde ardımızda hoş bir seda bırakmak da elimizde; yıpranıp, yıpratmak da… Kitabı okudukça beynimde soruların rüzgarı cereyan ederken, sordum kendime; insanoğlu nasıl bir yaşam bekler ve neler yapmak düşer payına… Peki hiçbir şey yapmadan -kılını bile kıpırdatmadan- beklentiye girmeye hakkı var mı diye… Kafamdaki rüzgar esedursun, eserden nasibime düşeni almış olmanın sevinciyle, sizin de aradığınızı bulmanızı dileyerek, iyi okumalar…  

                                                                                                                                   

Anahtar Kelimeler: Beyaz, Zambaklar, Ülkesinde
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Hercümerç (Minimal Metinler) (05 Aralık 2019 - Perşembe)
MARDİNİM (20 Kasım 2019 - Çarşamba)
TUTUNAMAYANLAR (04 Kasım 2019 - Pazartesi)
HUZURSUZLUĞUN KİTABI FERNANDO PESSOA (14 Ekim 2019 - Pazartesi)
Suç ve Ceza (01 Eylül 2019 - Pazar)
Ölüm Divanı (03 Ağustos 2019 - Cumartesi)
GÜN DOĞMADAN (16 Temmuz 2019 - Salı)
"hercümerç - minimal metinler” (06 Temmuz 2019 - Cumartesi)
MİNİMA MORALİA (24 Haziran 2019 - Pazartesi)
EDEBİYAT NEDİR? (02 Haziran 2019 - Pazar)
KUR´AN ŞEHR-İ RAMAZAN (11 Mayıs 2019 - Cumartesi)
BİSTURİ ( HUZURSUZ METİNLER ) (28 Nisan 2019 - Pazar)
YÜZYILLIK YALNIZLIK (19 Nisan 2019 - Cuma)
SOFİE´NİN DÜNYASI (03 Nisan 2019 - Çarşamba)
SEVGİLİ ARSIZ ÖLÜM (22 Mart 2019 - Cuma)
SEN BUNA DEĞERSİN (12 Mart 2019 - Salı)
VADİDEKİ ZAMBAK,HONORE DE BALZAC (25 Şubat 2019 - Pazartesi)
Yolun Sonu (12 Şubat 2019 - Salı)
Sevgiden Taştı, Taşacak Bir Yürek (02 Şubat 2019 - Cumartesi)
"Bilmek" değil, "Olmak" (25 Ocak 2019 - Cuma)
BİR KİTABA DOKUNMAK (04 Ocak 2019 - Cuma)
Sayfa:
Yusuf Beğtaş
Yusuf Beğtaş
Özgünlük ve Farklılıklar
Nesrin Bulat
Nesrin Bulat
HER ŞEYE RAĞMEN YAZMAK
Gülüş  Teke
Gülüş Teke
MASKELİ BALO
Ceylan Alkan
Ceylan Alkan
Hercümerç (Minimal Metinler)
Latif Sakız
Latif Sakız
GÖ N Ü L L Ü L Ü K
Yasemin Ceylan
Yasemin Ceylan
IŞIKLI YOL
Mehmet ÇELİK
Mehmet ÇELİK
Mardin ve Tanıtım Günleri
Fazile Aşar Aydınalp
Fazile Aşar Aydınalp
GİTMELER
Hasan Anuk
Hasan Anuk
TEKRAR 3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜNDEYİZ
Burcu Değer
Burcu Değer
KÜÇÜK BİR NOT
Barış Korhan
Barış Korhan
ENGEL SİZSİNİZ
Metin Aydın
Metin Aydın
YENİ(DEN) DEFTER!
Vicdan Ceylan
Vicdan Ceylan
Yaşama Dair
Semih Hocaoğlu
Semih Hocaoğlu
Mardin ve Arapça
Uz.Dr. Muhammed Şeyhanlı
Uz.Dr. Muhammed Şeyhanlı
OKUL BAŞARISI İÇİN SAĞLIKLI BESLENME ÖNERİLERİ
Şehnaz Özmen
Şehnaz Özmen
Tanıdım İnsanları
Sedat Eriş
Sedat Eriş
İMAMOĞLU´NU BEKLEYEN TEHLİKE-2 (Dünden Devam)
Ahmet Çınarbaş
Ahmet Çınarbaş
Bu Ne Sessizlik
Mehmet Şerif Öter
Mehmet Şerif Öter
Kadınlar Neden Cuma Namazına Gitmesin ki ..
Mehmet Emin Karakulak
Mehmet Emin Karakulak
KIZILTEPE"DE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ..
H.Nurcan Pınar
H.Nurcan Pınar
BAYRAM AYNI BAYRAM BİZE NE OLDU...
Tuba Mungan Bilem
Tuba Mungan Bilem
Hayatı Sorgulamak
Büşra Akar
Büşra Akar
MEZOPOTAMYA´NIN KALBİ: HASANKEYF
Dr. Nihat Özkan
Dr. Nihat Özkan
Gün ayrışma değil, birleşme günüdür!
Nurullah Aydın
Nurullah Aydın
Tanışma Yazısı
Muhammet Baran Aslan
Muhammet Baran Aslan
İNSANLIK OYUNU
Adnan Avuka
Adnan Avuka
Artuklu ilçe belediyesi aday adaylarına açık mektup
Av.Mahir Karaboğa
Av.Mahir Karaboğa
NE YAMAN ADAM AMA!
Ercan Atay
Ercan Atay
HİZMET SEVDALISI BİR BÜROKRAT
Mehmet Kızılkaya
Mehmet Kızılkaya
Mardin Şehrini ve Kızıltepe İlçesini Güzelleştiren İnsanlar
Yrd.Doç.Dr.Gülseren Sağcan
Yrd.Doç.Dr.Gülseren Sağcan
Bu yazıyı okumadan grip aşısı olmayın
Opr.Dr.Adem Özden
Opr.Dr.Adem Özden
GEBELİK ve ORUÇ
admin
admin
Abdullah Yılmaz
Abdullah Yılmaz
Gündem
Röportaj
Yaşam
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Alexa

Alexa

Mardin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:42 07:23 12:30 15:01 17:19 18:47
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi.

Kanuni Sultan Süleyman
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Google
Custom Search
Kültür / Sanat
Asayiş
Arşiv