Bugün, 11 Temmuz 2020 Cumartesi

İçişleri Bakanı Soylu, Mardin´de Uyuşturucu ile Mücadeleyi anlattı

Bakan Soylu, "Çocuklarımızı, kuzularımızı Dicle´nin, Fırat´ın, Kızılırmak´ın kuzularını uyuşturucu çakalına kaptırmayalım. PKK´nın büyük bir uyuşturucu örgütü olduğunu unutmamak lazım. Ne terör ne uyuşturucu bu ülkenin hiçbir evladının kaderi olamaz"

       Toplantıya, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Erhan Gülveren, Mardin Valisi Mustafa Yaman, AK Parti Mardin Milletvekilleri Şeyhmus Dinçel ve Cengiz Demirkaya, kaymakamlar, Artuklu Belediye Başkanı A.Kadir Tutaşı, Ömerli Belediye Başkanı Hüsamettin Altındağ, Yeşilli Belediye Başkanı Hayrettin Demir, Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Mustafa Başoğlu, 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Burhan Aktaş, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Halil Şen, İl Emniyet Müdürü Hakan Çetinkaya da katıldı.

       Bakan Soylu" küresel bir tehdit olarak sürekli büyüyen, terör örgütlerinin ana geçim kaynağı olan ve tıpkı terör gibi doğrudan evlatlarımızı, çocuklarımızı, geleceğimizi hedef alan bir meseleyle karşı karşıyayız. Bu mücadelede 2019 yılı, yakın dönemin en başarılı yılı olmuştur"

   ?Uyuşturucuyla mücadele? kapsamında, 922 ilçede eş zamanlı olarak kaymakamlar başkanlığında düzenlenen ´´Uyuşturucu ile Mücadele Toplantısı´na Mardin´in Kızıltepe İlçe Kaymakamlığında katılan Soylu, bazı güvenlik meseleleriyle büyük bir bilek güreşi halinde olduklarını, yıkılmadıklarını, ayakta olduklarını ve mücadele ettiklerini söyledi.

            Soylu "Hatta galip geliyoruz ama mücadelemiz bitmiş veya tamamlanmış değil. Söz gelimi içeride PKK terörüyle 40 yıldır uğraşıyoruz ve bugün bu mücadelede en başarılı ve güçlü olduğumuz konumdayız, inşallah işin sonuna yakınız. Hem devlet gücümüzün, üretimimizin artmasıyla mücadele kapasitemizi arttırıyoruz hem de daha stratejik, terörün yanında terörizmi de kapsayan daha modern bir bakış açısıyla mücadele veriyoruz." Dedi.

- "Toplumun tüm kesimlerini bu işin içine katmak durumundayız"

 Mücadele ettikleri başka bir saha bulunduğunu, orada dengelerin biraz daha farklı olduğunu ifade eden Soylu, şöyle konuştu:

 "Evet, başarılıyız, ciddi bir kapasite kullanıyoruz, bileğimiz bükülmedi ancak bizim dışımızda üretilip ülkemize bir şekilde gelen bu zehir sektörü öyle hızlı büyüyor ki burada bitti, kazandık demek ne yazık ki mümkün değil. Bilakis her gün yeni başlıyormuş gibi kendimizi yenilemek ve mücadeleyi tabana yaymak, toplumun tüm kesimlerini bu işin içine katmak durumundayız. Günümüzde kimya geliştikçe, özellikle sentetik uyuşturucu alanında yeni ve daha güçlü zehirler imal ediyorlar."

 Uyuşturucunun, terörün, hatta kaçak göçün en önemli finans kaynağı olduğuna dikkati çeken Soylu, bu meselede sınırların dışında ama doğrudan yönelen bir arz baskısıyla karşı karşıya olduklarını bildirdi.

 Bir yandan Afganistan´da afyon üretimi öte taraftan Avrupa´da sentetik uyuşturucu imalatının arttığını aktaran Soylu, terör örgütlerinin, özellikle PKK ve DEAŞ´ın uyuşturucunun ticaretini ve lojistiğini yaptığını vurguladı.

  Türkiye´nin Doğudan doğal uyuşturucu, batıdan ise sentetik uyuşturucu kıskacında olduğuna vurgu yapan Soylu, mücadelede  yakalanan başarıdan taviz vermeyeceklerini söyledi. Soylu "64 ton esrar, 7 milyon ectasy, 11 milyon captagon, 42 milyon kök kenevir ele geçirdik. Pek çok madde başlığında yakalamalar gerçekleştiriyoruz ama üç başlıkta ciddi artış var. Birincisi skunk maddesi, 2018´de 10 bin 862 kilogramdı. 2019´da 24 bin 242 kilogram yakalandı. Aynı şekilde metamfetamin, önceki yıl 478 kilogramdı, 2019´da 1006 kilogram oldu ki bu madde için çok büyük bir rakamdır, çünkü bu bir hammaddedir. Kök kenevirde ciddi bir artış görülmüştür. 2018´de 10 milyon, 2019´da 42.2 milyon kök kenevir ele geçirildi. Bu üç madde, bu yıl da takibimizde olacaktır çünkü hem ciddi bir artış var hem de etkileri açısından önemli maddelerdir. Uyuşturucuyla mücadelemizde 2019´un bir önemli özelliği de hem uluslararası hem de büyük operasyonların çokça gerçekleştirildiği bir yıl olmasıdır. 2019´un hemen başında, ocak ayında Yunanistan´ın Pire Limanında Yunan polisiyle yapılan ortak operasyonda 4,5 milyon captagon, emniyet, jandarma, sahil güvenlik teşkilatlarımızın Libya açıklarında gerçekleştirdiği ortak operasyonda, 4 ton 182 kilogram, İtalya ve İspanya güvenlik birimleriyle paylaştığımız bir istihbarat sayesinde Akdeniz´de 12.4 ton esrar ele geçirildi." Dedi.

 - "Sahil Gözetleme Radar Sistemi´nin çok büyük katkısı olmuştur"

 Dedektör köpeklerin sayısını arttırdıklarını, bunun çok önemli bir kazanım olduğunu bildiren Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

 "Çünkü uyuşturucu yakalamada dünya üzerinde halihazırda eğitimli köpeklerden üstün bir teknoloji mevcut değildir ve bunların sayısı arttıkça operasyonel başarımız, yakalama miktarlarımız da doğru orantılı artmaktadır. Ayrıca, denizlerimizden gelen uyuşturucuyu önleme noktasında kısa adı SGRS olan Sahil Gözetleme Radar Sistemi´ni çok büyük katkısı olmuştur. İnsanlı, insansız hava araçları, uzaktan algılama sistemleri gibi sistemlerle özellikle uyuşturucu ekim alanlarının tespiti konusunda da ciddi kazanımlarımız oldu. Modern analiz yöntemleriyle sahayı tanımaya ve toplumun bu konuda bilinç düzeyini arttırma çalışmalarımıza ağırlık verdik. Narko rehber, narko tır, narolog gibi projelerle ve saha araştırmalarıyla hem risk haritalarımızı çıkardık hem de yeni bulgularımızı, tehditleri kamuoyu ile daha etkin şekilde paylaşma imkanı bulduk. Uyuşturucu ihbarlarını kolaylaştıran ve ihbar eden kişinin kimlik bilgilerinin gizliliğini sağlayan mobil uygulamamız uyuma aplikasyonundan da ihbarlar gelmeye devam etmektedir. Bugüne kadar buradan 8 bin ihbar alınmıştır. Hem indirme sayısının hem bildirim sayısının artmasına gayret edilmektedir."

 - 2020 hedefi aileleri, anne babaları bu konuda bilinçlendirmek

 Yaptıkları çalışmaların takibine ağırlık verdiklerini, vali ve kaymakamların başkanlığında gerçekleştirilen güvenlik toplantılarında uyuşturucu konusunun ayrı bir başlık olarak her toplantıda ele alınmasının karara bağlandığını anımsatan Soylu, yereldeki idari birimlerin sürekli olarak sahayı gözetlediğini, çalışmaları takip ettiğini, buna göre tedbirlerini planladığını söyledi.

 "Bu mesele durabileceğimiz veya bitti diyebileceğimiz bir mesele değil. Bu bir bilek güreşidir. Gevşediğimiz anda bileğimizi masanın üzerine yapıştırırlar. Dolayısıyla burada sadece kolluk birimlerimizin değil, tüm toplumun birlikteliği lazımdır. Bu mücadeleyi 82 milyonla birlikte vermek durumundayız. İzleyerek, bildirim yaparak, bilinçlenerek, çocuklarımızı uyuşturucuya el uzatmayacak hale getirerek, uyuşturucunun sadece arzını değil talebini de sıfırlayarak bu mücadeleyi vermek durumundayız." diyen Soylu, 2020 hedefinin aileleri, anne babaları bu konuda bilinçlendirmek olduğunu aktardı.

 - "Gençlerimizin reddettiği her bir hap, PKK´ya vurulmuş bir darbedir"

 Soylu, özellikle parkların ışıklandırılması ve metruk binaların yıkılmasının uyuşturucu ile mücadeleye katkı sunacağının altını çizdi.

 Anne ve babalara da büyük görev düştüğünü aktaran İçişleri Bakanı Soylu, şöyle devam etti:

 "Çocuklarımıza nasıl yaklaşmalıyız, bu meseleyi nasıl anlatmalıyız, gençlerimizle nasıl konuşmalıyız, onları nasıl takip etmeliyiz, nelere dikkat etmeliyiz, ´benim çocuğum yapmaz´ tuzağına nasıl düşmeyiz, bunları çok daha etkin bir şekilde gündeme getirmeyi hedefliyoruz. Ailelere çağrı yapmak istiyorum. Özellikle Mardin´den bu çağrıyı yapmak istiyorum. Çocuklarımızı, kuzularımızı, Dicle´nin, Fırat´ın Kızılırmak´ın kuzularını, uyuşturucu çakalına kaptırmayalım. Bunu hem kendi evladımızı  koruma hem de ülkeyi terörden koruma meselesi olarak görmemiz lazım. Ülkemizin geleceği için onlar için çalışıyoruz. Uyuşturucu aile bağlarının tamamını köreltmektedir. Huzuru ortadan kaldırmaktadır. Bu sene özellikle Doğu ve Güneydoğu´da uyuşturucu ile büyük bir mücadeleyi hep birlikte ortaya koyacağız. Mücadeleye sıkı bir şekilde asılacağız. ´´

 Soylu, şunları aktardı:

 ´´Çocuklarımızın yeri ailelerinin, beraber oynadığı arkadaşların, okulların spor sahaların yanıdır. PKK´nın büyük bir uyuşturucu örgütü olduğunu unutmamak lazım. Ne terör ne uyuşturucu bu ülkenin hiçbir evladının kaderi olamaz. Biz bunu reddediyoruz. Bilhassa Doğu ve Güneydoğu´da çocukları uyuşturucuya kimin yönlendirdiği, onları uyuşturucuyla kimin zehirlediği, kimin mağaralarda sefillik içinde yaşamaya mahkum ettiği bellidir. Hiçbir tezvirata, yalana, laf kalabalığına kanacak halimiz yoktur. Variller içinde Avrupa´dan gelmiş tonlarca uyuşturucuyu kamu binalarında ele geçirmiyoruz, PKK´nın mağaralarında ele geçiriyoruz. O malın sahibi bellidir. O malın sahibi Cemil Bayık´tır, Karayılan´dır, Duran Kalkan´dır, PKK´ya 40 yıldır yatırım yapanlardır. Ezcümle, uyuşturucuyla mücadele, bizim PKK ile mücadelemizin mütemmim cüzüdür. Uyuşturucudan kurtardığımız her bir genç yaptığımız her bir uyuşturucu ihbarı, gençlerimizin reddettiği her bir hap, PKK´ya vurulmuş bir darbedir."

 

YAZARLAR