Bugün, 19 Ocak 2021 Salı

ASUD, Yıkım Öncesi Tehlikeye Dikkat Çekti

ASUD Yönetim Kurulu Başkanı Ensari,“ Mardin Halkı Asbest Ve Tehlikeli Madde Solumasın”!

Asbest Söküm Uzmanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şeyhmus Ensari, Mardin’de yıkılacak betonarme binalar için alınması gereken önlemlere dikkat çekti.

      Ensari yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere  yer verdi;”Mardin'de tarihi yapılarının her açıdan daha iyi gözükmesini ve kentin tüm inceliklerini ortaya çıkarmak amacıyla tespit edilen 240'a yakın yapının yıkımına yakın bir tarihte başlanacaktır.

        Projeyi çok olumlu bulmakla birlikte yıkım faaliyetleri bazı sorunları ortaya çıkarmaktadır. Bu sorunlardan tartışmasız en önemlisi, hem insan sağlığı hem de çevre kirliliği açısından değerlendirildiğinde, inşaat ve yıkıntı atıklarıdır.

Ülkemizde atık yönetimi için yasal zorunluluklar vardır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2004 yılında yayınlanan “Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği” ne göre yıkım sırasında ortaya çıkan atıklar Madde 4’te tanımlanmıştır. Buna göre tehlikeli inşaat atıkları; inşaat ve yıkıntı atıkları içerisinde bulunan asbest, boya, florasan ve benzeri zararlı ve tehlikeli atıklardır. İşte bu atıklardan asbest, Dünya Sağlık Örgütü tarafından kanserojen olarak kabul edilmiş tehlikeli bir madde olup, eski binalarda kullanılan yapı malzemeleri içerisinde karşımıza çıkmaktadır. Aynı Yönetmeliğin 19. Maddesi çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumak amacıyla, “asbest içeren malzemelerin kullanıldığı binaların yıkımı, sökümü, tamiratı ve tadilatı sırasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 26/12/2003 tarihli ve 25328 sayılı Resmî Gazete ’de yayınlanan Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik esaslarına uyulur” * ve Yönetmeliğin 22. Maddesi ise “İnşaat/yıkıntı atıkları içerisinde bulunan asbest diğer atıklardan ayrı olarak toplanır ve Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği hükümlerine göre bertaraf edilir” şeklindedir.  2010 yılı sonu itibariyle Ülkemizde, asbestin çıkarılması, işlenmesi, mamul içinde kullanılması, ticari olarak satılması yasaklanmıştır. Bu nedenledir ki, 2010 yılına kadar kullanılmış olan asbestin ayrıştırılması ve bertaraf edilmesi gerekmektedir. Özellikle eski binaların yıkılması esnasında yer kaplamalarında özellikle marley, marley ve parke yapıştırıcıları, duvar kaplamalarında, boya ve sıvalarda, kazan ve ısıtma sistemi conta izolasyonunda, eternit olarak bilinen çatı kaplamalarında çimento içinde kullanılan asbest bina yıkımı gerçekleşmeden önce içinde bulunduğu malzeme ile birlikte yapıdan sökülerek ayrıştırılmalıdır.

        Yasal zorunlulukların nasıl uygulandığına baktığımızda, yıkılacak binaların “Yıkım Ruhsatı” binanın bulunduğu Belediye tarafından verilmektedir. Özellikle 2018 yılı itibariyle her ilde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri tarafından her Belediyeye “Yapı Yıkımlarındaki Tehlikeli Madde/Atık – Asbest” konusunda bilgilendirme yapılmış olup, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri “Asbest maruziyeti sonucu hava yoluyla insanların sağlığını riske sokacak ve kanser hastalığına sebebiyet verecek risklerin yıkım öncesi teknik incelemeler yapılması sonucu ortaya çıkartılması neticesinde yıkım faaliyetinin gerek yıkım çalışanları gerekse yıkım etrafındaki çevre üzerinde asbest maruziyeti yaratmaması için mevzuattaki hukuki ve teknik kurallara uygun bir şekilde yönetilmesi; yıkımı güvenli kılacak koruyucu önlemlerin alınması ve bu konuda çevre ve insan sağlığına risk oluşturacak olası aykırı davranışlara izin verilmemesi gerektiği, yıkımına ilgili makamlarca onay verilmiş bir yapıda asbest ve benzeri tehlikeli maddelerin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, yıkımda tehlikeli madde maruziyetinin önlenmesi yıkımın en önemli adımı olup, yıkılacak binaların asbest ve benzeri malzemelerden temizlenmeden ana yıkıma geçilmesine kesinlikle izin verilmemelidir.” şeklindeki uyarısı ile yıkım sırasında yasal mevzuatın öngördüğü prosedürün izlenmesi gerektiğini de belirtmiştir.

        Projenin yıkılacak binalarda kanserojen maddelerin varlığı nedeniyle  bir felakete dönüşmemesi için yıkımı yapılacak binaların “Bina Yıkım Ruhsatının” yasal zorunluluk gereği asbest ve diğer tehlikeli atıklardan temizlendikten sonra Belediye tarafından verilmesi gerekmektedir. Yanlış uygulamalar yada binalarda asbest varlığı tespit edilmeden yapılan yıkımlar hem çalışan hem de çevre ve insan sağlığına zarar vereceği bir gerçektir. Asbestin kanserojen olduğu ve kontrolsüz yıkımlar ile birlikte soluduğumuz havaya karışarak insan sağlığını tehdit ettiği bir gerçektir. Bir gerçek daha vardır ki; ülkemizde akciğer hastalıkları ve kanser vakaları her geçen gün artmaktadır.”


YAZARLAR