Bugün, 5 Mart 2021 Cuma

CHP’li Nazlıaka Mardin’de İktidara yüklendi

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka Mardin’de CHP Kadın Kolları İl ve İlçe Başkanları ile buluştu.

Mardin’de Yay Grand Otelde Mardin Cumhuriyet Halk Partisi İl ve İlçe Kadın Kolları Başkanları ile bir araya gelen, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, kadın ve insan haklarının, hukukun üstünlüğü ve demokratik hakların savunuculuğunu yapmaya devam edeceklerini söyledi. Toplantıya Mardin CHP Kadın Kolları başkanı Aygül Kılıç ve çevre illerin Kadın kolları başkanları ile ilçe başkanları katıldı.

        Mardin CHP Kadın Kolları İl Başkanı Aygül Kılıç, açılış konumsaında, zuun süreden beri  CHP Mardin İl Başkanlığının kapalı olduğunu,zor şartlar altında yürütütkleri çalşmlarda destek olan kuruluşlara teşekkür etti.

       Ak Parti İktidarının ötekileştirme, kadını simge  ve konu mankeni görme anlayışına tepkilerini sürdürmeye ve kadınların yanında yer almaya devam edeceklerini ifade eden  CHP Kadın kolları Genel Başkanı  Nazlıaka şunları söyledi.

“ 2020’yi baskıların, şiddetin, pandeminin, ekonomik krizin ağır yükleri altında geçirdik. İktidar, ülkeyi yönetemedikçe sorumluluklarını gizlemeye çalışarak toplumun tüm kesimlerine saldırılarını arttırmaya başladı. Her eleştiri, her düşünce terörize edilerek “vatan hainliğine” vardırılıyor. Vatanının taşını, toprağını, fabrikasını, kurumlarını satmaktan geri durmayan, doğasını her geçen gün talan eden bu zihniyet, iktidarını kaybetmemek adına artık halka saldırmaktan da geri durmuyor. Kendi iktidarının yandaşı olmayanı bir kalemde silen AKP-MHP iktidarı işçilerle, emekçilerle, kadınlara arasına kalın duvarlar çekip, parasını da halktan temin ettikleri saraylarında ışıklı bir hayat yaşıyor!

Kadına yönelik şiddetin azaldığını iddia eden bu anlayış, daha 2021’in ilk günlerinde kadınları hedef göstermekten, nefret diliyle hareket etmekten vazgeçmedi. Kendi iktidarını desteklemeyen başörtülü kadınlara “vitrin mankeni” gibi benzetmeler yapan, kadın milletvekillerini “sembolik” olarak sahneye çağıran ve nerede durması gerektiğine kadar komut veren bu erkek egemen aklın, yaşamımızı karartmasına izin vermeyeceğiz.

Bizler; haklarını aramak için borç parayla Ankara’ya gelip meclisin yakınına dahi yaklaştırılmayan bu ülkenin üretici köylülerinin, çalışma saatleri arttırılarak esnek ve güvencesiz koşullarda açlıkla yaşamak zorunda bıraktıkları işçilerin, pahalı ilaçlara ulaşamayıp çocuklarının ölmemesi için aşındırmadık kapı bırakmayan ve Sağlık Bakanlığı önünden “demagoji” yapma denilerek kovulan SMAlı ailelerin yanındayız. Sağlık bir haktır ve bu hakkı vatandaşlarından sakınan bir otorite ile barışmayacağız.

Yoksul halk kesimlerinin, ölümle baş başa bırakılmasına ve seslerini çoğaltıp itiraz ettiklerinde ise “kirli kampanya” yapmakla suçlanmalarına izin vermeyeceğiz. Bu halkın hangi yarası kapanmıyor ve kanamaya devam ediyorsa ülkenin şirket gibi yönetilmesindendir. Daha pandeminin ilk zamanlarında maske dağıtmayı beceremeyenler, çocukları kurtarmak için yapılan yardım kampanyalarına dil uzatamaz. Bunun sorumluları ise her sıkıştığında halkı suçlayan ama halkın emeklerini sömürmeye gelince hiç utanmayan iktidar sahiplerinin ta kendisidir. Ne olursa olsun, bütün kara propagandalarına ve baskılarına direneceğiz. Sonunda mutlaka kazanacağız. Çünkü halkına savaş açmış bir yönetim, kaybetmeye mahkumdur.  “

 


YAZARLAR